x

Son Dakika Haber Gönder Video Yazarlar Kurumsal İletişim

Paylaş

Borçlulara Nefes Aldıracak Düzenleme TBMM’de

TBMM Komisyonu’nda kabul edilen yeni vergi paketiyle kamu borçlarına 72 ay taksit ve yurt dışı varlıklara vergi avantajı geliyor.

Admin Admin EDİTÖR Giriş: 07.05.2026 - 13:08 Güncelleme: 07.05.2026 - 13:08
Borçlulara Nefes Aldıracak Düzenleme TBMM’de

Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülen vergi düzenlemelerini içeren kanun teklifi kabul edildi. Kamu borçlarından yurt dışı varlıklara, gelir vergisi istisnalarından sanayi sektörüne yönelik vergi düzenlemelerine kadar birçok başlığı kapsayan teklif, milyonlarca vatandaşı doğrudan ilgilendiriyor.

Yeni düzenleme ile birlikte kamuya olan borçların yapılandırılmasına ilişkin önemli bir adım atıldı. Borçların belirli şartlar altında 72 aya kadar taksitlendirilmesinin önü açılırken, haciz işlemlerinin de durdurulabilmesine imkan sağlandı.

Teklif kapsamında ayrıca yurt dışındaki varlıkların ekonomiye kazandırılması amacıyla çeşitli vergi avantajları getirildi. Bunun yanında sanayi ve tarım sektörüne yönelik kurumlar vergisi düzenlemeleri de dikkat çekti.

BORÇLARA 72 AYA KADAR TAKSİT İMKANI

Kanun teklifinde yer alan düzenlemeye göre, kamu borcunun zamanında ödenmesi ya da haciz işlemlerinin uygulanması borçluyu ciddi şekilde zor durumda bırakacaksa, yazılı başvuru yapılması ve teminat gösterilmesi şartıyla borçlar taksitlendirilebilecek.

Bu kapsamda kamu alacakları için azami 72 aya kadar tecil uygulanabilecek. Yapılandırılan borçlar için faiz uygulanacağı belirtilirken, belirli limitlerin altında kalan borçlarda teminat şartı aranmayacak.

Düzenlemeye göre toplam borcu 1 milyon lirayı aşmayan vatandaşlardan teminat istenmeyecek. Bu rakamın üzerindeki borçlarda ise 1 milyon lirayı aşan kısmın yarısı kadar teminat gösterilmesi gerekecek.

Cumhurbaşkanı’na da bu rakamları artırma veya azaltma konusunda yetki verilecek. Buna göre belirlenen limitler 10 katına kadar artırılabilecek ya da yarısına kadar düşürülebilecek.

YURT DIŞI VARLIKLARA VERGİ AVANTAJI

Teklifte yer alan dikkat çekici başlıklardan biri de yurt dışında bulunan varlıklara yönelik düzenleme oldu. Türkiye dışında elde edilen kazanç ve gelirlerin ülkeye getirilmesini teşvik etmek amacıyla bazı vergi avantajları sunulacak.

Yeni düzenleme kapsamında, gelir vergisinden istisna edilen yurt dışı kazançları için veraset ve intikal vergisinde yüzde 1 oranında vergi uygulanacak. Böylece yabancı kaynak girişinin artırılması hedefleniyor.

Ayrıca yurt dışında bulunan varlıkların bildirilmesi halinde vergi incelemesi yapılmamasına yönelik hükümlerin de teklif içinde yer aldığı öğrenildi.

Sanayi ve tarım sektörleri için kurumlar vergisi oranının yüzde 12,5 olarak belirlenmesi de düzenlemenin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.

TEKNOGİRİŞİM ŞİRKETLERİNE YENİ DÜZENLEME

Gelir Vergisi Kanunu’nda yapılan değişiklikle birlikte teknogirişim şirketlerinde çalışan personele verilen pay senetlerine ilişkin gelir vergisi istisnasında da yeni düzenlemeler yapıldı.

Buna göre, istisna kapsamında değerlendirilecek üst sınır ilgili yıldaki brüt ücretin iki katı olarak yeniden belirlendi.

Pay senetlerinin elde tutulma sürelerine yönelik yeni kurallar da getirildi. Düzenlemeye göre:

  • 2 yıl içinde elden çıkarılan pay senetlerinde istisna edilen verginin tamamı,
  • 3 ila 4 yıl arasında elden çıkarılanlarda yüzde 75’i,
  • 5 ila 6 yıl arasında elden çıkarılanlarda ise yüzde 25’i,
    gecikme faiziyle birlikte işverenden tahsil edilecek.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’ndan geçen teklifin ilerleyen süreçte Genel Kurul’da görüşülerek yasalaşması bekleniyor.

NİTELİKLİ HİZMET MERKEZLERİ İÇİN YENİ DÜZENLEME

Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilen vergi düzenlemeleri kapsamında, Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu’na “Nitelikli Hizmet Merkezi” başlıklı yeni bir hüküm eklendi. Düzenleme ile birlikte uluslararası şirketlerin Türkiye’de kuracağı hizmet merkezlerine yönelik yeni kriterler ve vergi avantajları tanımlandı.

Yeni düzenlemeye göre, en az 3 farklı ülkede aktif faaliyet gösteren şirketler ya da şirket topluluklarına hizmet sunmak amacıyla kurulan sermaye şirketleri “nitelikli hizmet merkezi” olarak değerlendirilecek. Ayrıca bu merkezlerin yıllık hasılatlarının en az yüzde 80’ini yurt dışındaki ilişkili şirketlerden elde etmesi şartı aranacak.

Düzenleme kapsamında kurulacak merkezlerin, finansal danışmanlıktan dijital dönüşüme kadar birçok alanda faaliyet göstermesi öngörülüyor.

HANGİ HİZMETLER KAPSAMA GİRECEK?

Kanun teklifine göre nitelikli hizmet merkezleri; finansal danışmanlık, stratejik yönetim danışmanlığı, risk yönetimi, nakit ve likidite yönetimi, yatırım planlaması, bütçeleme, finansal analiz, uluslararası muhasebe ve denetim gibi alanlarda hizmet sunabilecek.

Bunun yanında dijital dönüşüm, teknoloji danışmanlığı, yatırım ve veri analizi, hukuk danışmanlığı, marka yönetimi, insan kaynakları ve eğitim hizmetleri de kapsam içinde yer alacak.

Ayrıca satış sonrası destek, teknik destek, araştırma ve geliştirme faaliyetleri, dış tedarik süreçleri, laboratuvar hizmetleri ve yeni geliştirilen ürünlerin test edilmesine yönelik koordinasyon hizmetleri de bu merkezler tarafından yürütülebilecek.

Teklifte yer alan düzenlemeye göre bu hizmetleri doğrudan yerine getiren çalışanlar “nitelikli hizmet personeli” sayılacak. Destek personeli ise bu kapsamın dışında tutulacak.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı’nın görüşünü alarak uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olacağı belirtildi.

ÇALIŞANLARA GELİR VERGİSİ İSTİSNASI

Gelir Vergisi Kanunu’nda yapılan değişiklikle birlikte nitelikli hizmet merkezlerinde çalışan personele yönelik önemli bir vergi avantajı da getirildi.

Yeni düzenlemeye göre, nitelikli hizmet personelinin ücretlerinin brüt asgari ücretin 3 katını aşmayan kısmı için gelir vergisi istisnası uygulanacak.

İstanbul Finans Merkezi’nde faaliyet gösteren ve katılımcı belgesi bulunan nitelikli hizmet merkezlerinde ise bu sınır brüt asgari ücretin 5 katı olarak uygulanacak.

Düzenleme kapsamında Cumhurbaşkanı’na da yetki verildi. Buna göre Cumhurbaşkanı, belirlenen 3 ve 5 katlık limitleri ayrı ayrı ya da birlikte değiştirebilecek. Söz konusu oranların bir kata kadar düşürülebileceği veya iki katına kadar artırılabileceği ifade edildi.

TRANSİT TİCARETTE YENİ VERGİ DÖNEMİ

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilen vergi düzenlemeleri kapsamında, transit ticaret ve hizmet ihracatına yönelik dikkat çeken vergi avantajları getirildi. Kurumlar Vergisi Kanunu’nda yapılan değişiklikle birlikte, yurt dışından alınan malların Türkiye’ye sokulmadan başka ülkelere satılması durumunda elde edilen kazançlara büyük oranda vergi indirimi uygulanacak.

Yeni düzenlemeye göre, yurt dışından satın alınan malların Türkiye’ye getirilmeksizin yine yurt dışında satılması ya da yurt dışındaki mal alım satımlarına aracılık edilmesi sonucu elde edilen kazançlarda indirim oranı yüzde 95 olarak uygulanacak.

İstanbul Finans Merkezi Kanunu kapsamında katılımcı belgesi alarak İstanbul Finans Merkezi Bölgesi’nde faaliyet gösteren şirketler için ise bu oran yüzde 100 olacak.

Söz konusu indirimden yararlanılabilmesi için elde edilen kazancın, ilgili hesap dönemine ait kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmesi şartı aranacak. Ayrıca aracılık faaliyetindeki malların hem alıcısının hem de satıcısının Türkiye’de olmaması gerekecek.

Düzenlemeyle birlikte Cumhurbaşkanı’na da geniş yetkiler verildi. Buna göre Cumhurbaşkanı, belirlenen oranları sıfıra kadar indirebilecek veya yüzde 100’e kadar artırabilecek.

HİZMET İHRACATINA YÜZDE 95 İNDİRİM

Vergi teklifinde yalnızca transit ticaret değil, nitelikli hizmet merkezleri için de önemli avantajlar yer aldı. Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu kapsamında faaliyet gösteren nitelikli hizmet merkezlerinin yurt dışından elde ettiği kazançlara da vergi indirimi uygulanacak.

Yeni düzenlemeye göre, bu merkezlerin yalnızca yurt dışına sundukları hizmetlerden elde ettiği kazançlar için indirim oranı yüzde 95 olacak. İstanbul Finans Merkezi Bölgesi’nde faaliyet gösteren ve katılımcı belgesi bulunan nitelikli hizmet merkezleri için ise oran yüzde 100 olarak uygulanacak.

Vergi avantajından yararlanılması için elde edilen kazancın, yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmesi gerekecek.

Ayrıca söz konusu indirim, nitelikli hizmet merkezinin faaliyete başladığı hesap döneminden itibaren 20 hesap dönemi boyunca uygulanabilecek.

Cumhurbaşkanı’nın bu oranları yüzde 50’ye kadar düşürme veya yüzde 100’e kadar artırma yetkisine sahip olacağı belirtildi.

YURT DIŞI VARLIKLAR İÇİN YENİ DÜZENLEME

Vergi paketinde yer alan bir diğer dikkat çeken düzenleme ise yurt dışındaki varlıklara yönelik oldu.

Teklife göre gerçek veya tüzel kişilerin yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarını 31 Temmuz 2027 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirmesi halinde, bu varlıklara ilişkin herhangi bir vergi incelemesi veya vergi tarhiyatı yapılmayacak.

Düzenlemenin, 1 Temmuz 2026 tarihinden itibaren verilmesi gereken beyannamelerden başlayarak uygulanacağı belirtildi. Ayrıca teklif hükümleri, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemine ait kurum kazançlarını da kapsayacak şekilde yürürlüğe girecek.

ÜRETİM VE TARIMA VERGİ DESTEĞİ

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilen vergi düzenlemeleri kapsamında, üretim ve tarım sektörlerine yönelik önemli bir vergi indirimi kararı alındı. Kurumlar Vergisi Kanunu’nda yapılan değişiklikle birlikte, belirli şartları taşıyan üretici şirketler için kurumlar vergisi oranı yüzde 12,5 olarak uygulanacak.

Yeni düzenlemeye göre, sanayi sicil belgesine sahip olan ve fiilen üretim faaliyetinde bulunan şirketlerin yalnızca üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları için yüzde 12,5 oranında kurumlar vergisi uygulanacak.

Aynı şekilde zirai üretim faaliyetinde bulunan kurumların da sadece üretimden elde ettiği kazançlar bu indirim kapsamına alınacak.

Teklifte yer alan düzenlemeye göre, söz konusu vergi avantajından yararlanan kazançlar için ayrıca ihracat kazançlarına uygulanan 5 puanlık vergi indirimi uygulanmayacak.

Yeni sistemin, üretim yapan işletmelerin üzerindeki vergi yükünü azaltarak yatırımları ve üretim kapasitesini artırmasının hedeflendiği belirtildi.

DÜZENLEME 2027’DE YÜRÜRLÜĞE GİRECEK

Kabul edilen teklif kapsamında kurumlar vergisi indiriminin yürürlük tarihi de netleşti.

Buna göre yüzde 12,5’lik kurumlar vergisi uygulaması, 2027 yılı ve sonraki vergilendirme dönemlerinde elde edilen kazançlar için geçerli olacak.

Özel hesap dönemine tabi şirketlerde ise düzenleme, 2027 takvim yılında başlayan özel hesap dönemlerinden itibaren uygulanmaya başlanacak.

Kanun teklifinin Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından yürürlüğe gireceği ifade edildi.

Düzenleme ile birlikte özellikle sanayi ve tarım alanında faaliyet gösteren işletmelerin finansal yapılarının güçlendirilmesi ve üretim maliyetlerinin azaltılması amaçlanıyor.

ASGARİ KURUMLAR VERGİSİNDE DEĞİŞİKLİK

Teklif kapsamında “Yurt içi asgari kurumlar vergisi” uygulamasına ilişkin de yeni bir düzenleme yapıldı.

Buna göre transit ticaret, nitelikli hizmet merkezleri ve İstanbul Finans Merkezi kapsamındaki finansal hizmet ihracına yönelik sağlanan kurumlar vergisi indirimleri, asgari kurumlar vergisi hesabında kurum kazancından düşülebilecek.

Yapılan değişikliğin, 1 Temmuz 2026 tarihinden itibaren verilmesi gereken beyannamelerden başlayarak uygulanacağı belirtildi.

Ayrıca düzenlemenin, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemlerine ait kurum kazançlarını kapsayacağı ifade edildi.

YURT DIŞI VARLIKLAR İÇİN YENİ DÖNEM

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilen vergi düzenlemeleri kapsamında, yurt dışında bulunan varlıkların Türkiye ekonomisine kazandırılmasına yönelik dikkat çeken yeni adımlar atıldı. Kabul edilen teklif ile birlikte gerçek ve tüzel kişilere ait para, altın, döviz, hisse senedi, tahvil ve diğer sermaye piyasası araçlarının belirli şartlarla Türkiye’ye getirilmesi halinde önemli vergi avantajları sağlanacak.

Yeni düzenleme kapsamında, yurt dışında bulunan varlıkların 31 Temmuz 2027 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirilmesi gerekecek. Bildirilen varlıkların ise bildirimin ardından 2 ay içerisinde Türkiye’de açılan banka ya da aracı kurum hesaplarına transfer edilmesi şartı aranacak. Fiziki olarak yurda getirilen varlıkların da Gümrük İdaresi’ne yapılacak beyan belgeleriyle kayıt altına alınacağı belirtildi.

Türkiye’de bulunmasına rağmen resmi kayıtlarda yer almayan para, altın, döviz ve diğer sermaye piyasası araçları için de yeni bir bildirim süreci uygulanacak. Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinin, söz konusu varlıkları banka ya da aracı kurumlara bildirerek kayıt altına alabileceği ifade edildi.

VERGİ ORANLARI KADEMELİ OLACAK

Yeni düzenlemeyle birlikte bildirilen varlıklar için uygulanacak vergi oranları da belli oldu. Banka ve aracı kurumlar tarafından bildirilen varlıklar üzerinden peşin vergi tahsil edilecek. Temel vergi oranı yüzde 5 olarak belirlenirken, varlıkların belirli sürelerle sistemde tutulması halinde oranlarda önemli indirim uygulanacak.

Buna göre;

  • En az 5 yıl sistemde tutulacak varlıklarda vergi oranı yüzde 0,
  • En az 4 yıl tutulacaklarda yüzde 1,
  • En az 3 yıl tutulacaklarda yüzde 2,
  • En az 2 yıl tutulacaklarda yüzde 3,
  • En az 1 yıl tutulacaklarda ise yüzde 4 olarak uygulanacak.

Ayrıca 1 Ocak 2027 ile 31 Temmuz 2027 tarihleri arasında yapılacak bildirimlerde bu oranlara yarım puan artış uygulanacağı belirtildi. Cumhurbaşkanı’na ise bildirim süresini uzatma ve oranları değiştirme konusunda yetki verildi.

“VERGİ İNCELEMESİ YAPILMAYACAK”

Teklifte en dikkat çeken maddelerden biri de bildirilen varlıklara ilişkin vergi incelemesi yapılmayacağına yönelik hüküm oldu.

Düzenlemeye göre bildirilen varlıklara ilişkin tutarlar için hiçbir şekilde vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı uygulanmayacak. Ancak diğer mevzuatlardan kaynaklanan tedbirlerin bu düzenlemeden etkilenmeyeceği ifade edildi.

Ayrıca başka nedenlerle başlatılan vergi incelemelerinde ortaya çıkan matrah farklarının bildirilen varlıklarla bağlantılı olduğunun tespit edilmesi halinde, bildirilen varlık tutarı matrah farkına eşit ya da daha yüksekse ek vergi uygulanmayacak. Matrah farkının bildirilen tutarı aşması durumunda ise yalnızca aradaki fark üzerinden işlem yapılacak.

Düzenlemede yer alan şartların yerine getirilmemesi halinde ise sağlanan avantajlardan yararlanılamayacağı belirtildi. Bildirilen varlıkların süresinde Türkiye’ye getirilmemesi, vergilerin zamanında ödenmemesi veya taahhütlere uyulmaması durumunda vergi incelemesi ve tarhiyat koruması geçersiz olacak.

TEKNOGİRİŞİM ŞİRKETLERİNE YENİ DESTEKLER

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilen vergi düzenlemeleri kapsamında, teknoloji odaklı girişim şirketlerine yönelik dikkat çeken yeni destekler getirildi. Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun’da yapılan değişikliklerle birlikte, “Teknogirişim” rozetine sahip şirketler için sermaye artırımı ve finansman süreçlerinde önemli kolaylıklar sağlanacak.

Yeni düzenlemeye göre, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından “Teknogirişim” rozeti verilen halka açık olmayan şirketlerin, paya dönüştürülebilir borç sözleşmelerine dayalı olarak gerçekleştireceği şarta bağlı sermaye artırımlarında Türk Ticaret Kanunu’ndaki ilgili hükümler uygulanmayacak.

Bu kapsamda yapılacak sermaye artırımlarının usul ve esaslarının ise Ticaret Bakanlığı’nın görüşü alınarak Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından belirleneceği ifade edildi.

Düzenleme ile birlikte teknoloji girişimlerinin yatırım süreçlerinin hızlandırılması ve finansmana erişimlerinin kolaylaştırılması hedefleniyor.

DİJİTAL ŞİRKETLERE AİDAT MUAFİYETİ

Teklifte yer alan bir diğer dikkat çekici düzenleme ise dijital şirketlere yönelik oldu.

Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu kapsamında kuluçka girişimcisi olmaya hak kazanan girişimcilerin kurduğu ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın belirleyeceği dijital şirket tanımına uygun faaliyet gösteren işletmelere aidat muafiyeti sağlanacak.

Yeni düzenlemeye göre söz konusu şirketler, kuruluş tarihinden itibaren 3 yıl boyunca Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu kapsamında alınan ücret ve aidat ödemelerinden muaf tutulacak.

Bu adımla birlikte özellikle yeni kurulan teknoloji şirketlerinin mali yükünün azaltılması ve girişimcilik ekosisteminin güçlendirilmesi amaçlanıyor.

İSTANBUL FİNANS MERKEZİNE YENİ AVANTAJLAR

Kanun teklifinde İstanbul Finans Merkezi’ne yönelik yeni düzenlemeler de yer aldı.

İstanbul Finans Merkezi Kanunu’nda yapılan değişiklikle birlikte, daha önce yalnızca belirli kapsamda uygulanan gelir vergisi indirimi tüm katılımcıları kapsayacak şekilde genişletildi.

Buna göre İstanbul Finans Merkezi’nde faaliyet gösteren finansal kuruluşların, yurt dışı deneyimine sahip personel çalıştırmaları halinde uygulanan gelir vergisi avantajı artık daha geniş kapsamda uygulanacak.

Ayrıca İstanbul Finans Merkezi’nde katılımcı belgesiyle faaliyet gösteren kuruluşlara sağlanan yüzde 100 kurumlar vergisi indiriminin süresi de uzatıldı. Düzenlemeye göre mevcut uygulama 2047 yılına kadar devam edecek.

Teklifte yer alan bir diğer değişiklikle birlikte finansal kuruluşlara sağlanan kuruluş ve faaliyet izinlerindeki harç muafiyet süresi de artırıldı. Daha önce 5 yıl olarak uygulanan muafiyet süresi, yeni düzenlemeyle 20 yıla çıkarıldı.

BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar (0 Yorum)
Yorum Sıralaması:



Anasayfa Kategoriler
ÜYE VE KÖŞE YAZARI GİRİŞİ
GİRİŞ BAŞARILI YÖNLENDİRİLİYOR
GİRİŞ BAŞARISIZ !